derinsu

underwater engineering

 
Eymir'de Buzaltı Dalışı
 

Soğuk bir kış günü, denizden uzak ve karla kaplı doğanın uyandırdığı sabah saatlerinde, barometrenin ani düşüşünü gösteren ibre, doğa ile insanoğlunun yeni bir mücadelesinin habercisiydi. Doğanın bu gücü karşısında, bir insan olarak ona saygı duymayı ve sadece onun izin verdiği yere kadar gidebileceğimizi biliyoruz. Denizlerde, dağlarda, mağaralarda, nehirlerde yaşanan tüm hayatlar ancak bu çeşit sade ve sorgulanamaz bir denge içerisinde devam edebilir.

Ocak ayının ilk haftasındaki bu dondurucu soğuk birçok sportif balıkadama sadece malzemelerini bakıma alma şansı verirken, teknik dalış disiplininde dalışlar yapabilen dalıcılar için bu hava şartları birçok sportif dalıcıya göre başka imkanlar da getirebilir. Araştırmacı balıkadamlar günümüzde artık teknik dalış disiplininde uygulamalar yapabilen kişilerden oluşmaktadır. Tüm uygulama ve araştırmaya yönelik etkinliklerde teknik dalış disiplininde çalışabilmek uzun yıllarda kazanılmış tecrübe ve eğitim gerektirmektedir. Kapalı ortamlara yapılan mağara ve saç batık penetrasyonu ile buzaltı dalışları gibi dalışlarda üst seviyede teknik donanım kullanılmaktadır.

Buzaltı dalışları, iklim koşulları gereği çok az sayıda dalıcının çok nadir yapabileceği dalışlardır. Diğer kapalı ortam dalışlarına göre en önemli farkı aşırı soğuk suda yapılmasıdır. Buzla kaplanmış bir gölün dalıcılara sunabileceği nimetler diğer mevsimlere göre sanıldığından da fazladır. Araştırmacı balıkadamlar ve sualtı fotoğrafçıları göllerin buzla kaplı yüzeyinin altında çok amaçlı çalışmalar yapabilirler. Buz tabakasının altındaki görüş mesafesi yıllık değerlerin en üst seviyesindedir. Üst tabakanın donması sonucu gölün yüzey hareketleri duracağından, dip ve orta derinliklerde de akıntı ve çalkantı olmayacaktır. Bunun yanında güneş ışığının alt tabakaya ulaşamaması ve suyun aşırı soğukluğu ortamda yaşayan plankton sayısında ve suda askıda bulunan yosun miktarında azalma yaratacağından görüş mesafesi normalin çok üzerinde olacaktır. Donma noktasında yüzeyin hemen altında 0 (sıfır) derece olan su sıcaklığı dibe inildikçe parabolik olarak artmaya başlar. Yaklaşık olarak +4 derecede su sıcaklığı oluşur.

Buzaltı dalışları, dalış ekibi için normal dalışlardan farklı dikkat ve gereksinimler oluşturur. Bunlar genel olarak,

  • Mevsim ve iklim şartlarının etkisi

  • Fizyolojik adaptasyon

  • Teknik donanım

  • Eğitim

  • Uyumlu takım çalışmasıdır.

Her ne kadar tüm bu detaylar normal dalışlarda da önemli olsa bile, Buzalti dalışının kendine ait standartlarını yaratır. Bunların yanında, en önemli parametre buzaltı dalışları soğuksu dalışlarıdır. Ek olarak yüzeyin buzla kapalı olması, bir çeşit kapalı ortam (mağara, batık) dalışı disiplini yaratir. Buzla kaplı göllerin genelde yüksek irtifada olması durumu da dikkate alınacak en önemli parametrelerden biridir. Bu yüzden dalışların  irtifa dalış kurallarına uyumlu olması gerekmektedir. Özel bir eğitim almadan veya kendinize bu konuda özel bir eğitim uygulamadan buzaltı dalışı yapmanın riski oldukça yüksektir. Dalışlara hazırlık aşaması uzun süren teorik bilgilendirme gerektirir. Özellikle soğuğun insan fizyolojisi üzerindeki etkileri çok iyi anlaşılmalıdır. Bu bilgilerin pratikte kullanılması için mutlaka ekip çalışması yapılmalıdır.

Buzaltı dalışı planlamasında, ekipman konfigürasyonu, donanım ve malzeme kullanımı, soğuksu fizyolojisi, ilk yardim/paramedikal yardım, önlemler ve acil durum bilgisi, lojistik, yüzey desteği, dalış teknikleri, dalış sonrası dalgıç ve ekipman korunması gibi konularda kurumsal/takımsal çalışmaya dikkat edilmelidir. ODTU-SAT ekibi olarak, 1990 yılında yapılan Buzaltı dalışı denemesinden sonra elde edilen tecrübe ve bilgi birikimleri de kullanılarak, deneysel amaçla 13 Ocak 2002’de Eymir Gölünde Buzaltı dalışı yapıldı. Bu çalışma öncesinde Teorik bilgilendirme ve görev bölümü yapıldığından dalışlarda herhangi bir teknik eksiklik olmamıştır.

Dalış Öncesi Hazırlıklar

Uygun Ekip Seçimi

11 Ocak akşamı ODTU’de yapılan teorik bilgilendirme ve görev paylaşımı toplantısı, bu dalış için görev alacak tüm arkadaşların bilgilendirilmesi ve görev dağılımlarının yapılması açısından çok önemliydi. Ardından 12 Ocak günü, uzun süren bir çalışma ile teknik dalış ekipmanlarının ayarlanması, bakımı, tüplerin uygun şartlarda doldurulması ve güvenlik sistemi üzerinde gerekli çalışmaların yapılması ile geçti.

Bu çalışmalarda seçilen ekibin görev dağılımı genel olarak 6 kategoriye ayrılabilir.

1)     Dalış Organizasyonu Lideri: Dalış bölgesinde tüm organizasyondan sorumludur. Bunlar arasında en belirginleri

Amaç, gaye ve hedef belirleme

Çevre sartlarina göre planlama yapma

Ekipman seçimi ve dalış öncesinde ekipmanın dalışa hazırlanması

Görevli personelin seçimi ve bilgilendirilmesi

Güvenlik önlemlerinin alınması ve kurallarının belirlenmesi

Proje öncesi eğitim

2)     Assistan Dalıcılar: Teknik dalıcılara destek ve hazırlık aşamasına katılacaklar.

3)     Kıyı Güvenlik Ekibi: Buzüstü alanlarda ve kıyıdaki ana güvenliği sağlayan arama-kurtarma ve medikal ilk yardım eğitimi almış, özellikle donma ve hipotermi durumunda yeterli bilgiye sahip kişilerdir.

4)     Tender (Yüzey Kolcusu): Dalgıçlara güvenlik ipi ile klavuzluk yapan elemanlar.

5)     Güvenlik Dalgıcı: Acil durumlarda dipteki dalgıçlara müdahele edebilecek, arama-kurtarma eğitimi almış, kapalı ve soğuksu ortamlarında dalış tecrübesi olan dalgıç.

6)     Dalgıç: Soğuksu ve kapalı ortam dalış tecrübesi olan, teknik donanımlarla bulanık sularda dalış tecrübesi olan dalgıçtır. Diğer dalışlara oranla soğuksu ortamının malzeme üzerindeki mekanik etkisine vakıf dalgıçlardır.

Ekipman Seçimi

Teknik dalış disiplininde dalışlar yapan balıkadamlar genelde kendilerine özel donanımlar geliştirebilirler. Kullanılan ekipmanlar amaca uygun olarak tasarlanmıştır. Bu yüzden dalgıçların hangi malzemeyi nasıl ve ne şekilde kullanacağını söylemekten çok daha önemli olarak buzaltı dalışına yönelik malzemelerin etkisini yorumlayabiliriz.

Dalış Elbisesi: Kesinlikle kuru tip dalış elbisesi seçilmelidir. Uzun süreli ve normal su sıcaklığındaki dalışlarda dahi su sıcaklığının vücud ısısından çok daha düşük olduğu ve solunan havanın soğukluğu dikkate alınacak olursa, çok miktarda ısı ve enerji kaybını önlemek için mutlaka kuru elbise seçilmelidir. Dalış takımında bulunan dalgıçlar sadece kendi risklerine değil dalış eşlerinin risklerine de ortak olduklarından, buzaltı dalışı gibi yüksek riskli dalışlarda ıslak dalış elbiseli balıkadam yüksek risk taşır. Bu durumda Buzaltı dalışı disiplin ve eğitim olarak kuru elbise dalış tecrübesini de gerektirir.

Regülatorler: Mekanik olarak normal dalış yeterliliklerinin çok ötesinde soğuksu içinde soluma direnci açısından ve donmaya karşı özel tasarlanmış olmalıdır. 1. kademenin Dry-sealed (+diyafram) üretim olması, buzlanma etkisini azaltacaktır. Bir çok markanın artık soğuksu dalışlarına uygun özel tasarladığı, soluma direncini ayarlayabilen regülatörleri vardır. Buzaltı dalışlarının 2 farklı 1.kademe ve 2 farklı 2.kademe kullanılarak yapılması sualtında kapalı veya açık donma durumlarında balıkadama hayati destek sağlayacaktır. Birinci kademenin donmaması için yavaş ve kararlı soluma yapılmalıdır. Tüplerin dalışın hemen öncesinde ve yavaşça açılmasına dikkat edilmelidir. İkinci kademe donması genellikle dalıcının dalıştan önce suyun dışında regülatörden soluması nedeniyle olur. Çok soğuk havalarda, soluma sırasında dışarıya verilen nefesteki su buharı, buz kristallerine dönüşerek 2. kademenin donmasına yol açar. Bu durumda, regülatörü su dışında denemek istiyorsanız, çektiğiniz havayı, 2. kademe yerine dışarıya veriniz. Dalış öncesinde, regülatörlerin kuru ve sıcak bir ortamda tutulmasına dikkat edilmesi gerekmektedir.

Tüpler: Kesinlikle çift vanalı ( çiftli tüp tercih edilir) tüp ile veya bağımsız 2 tüp ile dalış planlanmalıdır. Vanalar, üstteki buz tabakasına çarpma ihtimaline ve donma etkisine karşı DIN standardında olmalıdır. Kullanılan tüplerdeki hava basıncıda burada en önemli parametrelerden biridir. Buzaltı dalışlarında regülatörün 1. kademesinin donmasının engellenmesi ve daha az soğuk havanın solunması için, düşük basınçta tüpler kullanmalıdır. Dalışlarda dip süresinin 10-15 dk’dan fazla olmaması gerektiğinden dalış planı için gerekli ve yeterli hava miktarı (güvenlik miktarı da dikkate alınarak)  130 bar ( 2000psi) sınırında olmalıdır. Normal şartlarda 200 bar basınçtaki dalış tüplerinin vanası açıldığında 1. kademeye gelen basınçlı hava 10 bar seviyesine (regülator tasarımına bağlıdır.!) indiğinde ani basınç düşmesi sebebiyle, yaklaşık olarak -280 C daha düşük bir sıcaklığa ulaşır.

Bu durumda,

  •      Sualtında +250C su sıcaklığında hava soluyan bir balıkadam; yaklaşık olarak  -30C’de hava solumak zorunda kalır. Vücud bu soğuk havayı kendinden kalori kaybederek telafi eder.

  •      Sualtında +40C su sıcaklığında hava soluyan bir balıkadam, yaklaşık olarak  -240C’de hava solumak zorunda kalır.

  •      Sualtında   00C su sıcaklığında hava soluyan bir balıkadam, yaklaşık olarak  -280C’de hava solumak zoruzun süreler buzaltında dalış yapmak solunum yollarında büyük hasarlara yol açabilir. Aşırı soğuk havanın solunması balıkadamda ani gelişen şok etkisi yaratabilir. Mekanik olarak bu şartlar altında ani basınç düşmesinden kaynaklanan donmaya engel olmak için, tüplere 200 bar yerine daha düşük basınçta hava basılmalıdır. 130 bar kullanımı dalıcılara + 9.30 C daha sıcak bir hava kaynağı sağlayacaktır. Ayrıca, potansiyel donma riskinin azaltılması için, tüplerin mümkün olduğu kadar kuru ortamda doldurulması gerekmektedir.

Tam yüz maskeleri: Silikon dalış maskeleri soğuk suda sertleşmedikleri ve yüze daha iyi temas ettikleri için buzaltı dalışlarında kullanıma uygundur. Dalış elbisesinin başlığı, maskenin üstende kalacak şekilde dalış yapılmasına dikkat edilmedilir. Tüm yüzü kaplayan Tam Yüz Maskeleri’nin kullanımı, soğuksu dalışlarında özellikle alın, yanak ve dudak etrafında daha iyi koruma sağlar. Fakat bu tür maskelerin öncelikle açık-su dalışlarında defalarca kullanılması pratikte önemlidir. Bunun yanında, tam yüz maskelerinde alternatif hava kaynağına geçiş için adaptör-switch sistemli bağlantılar  (değişik gaz karışımları ve hava kaynağından beslemeli sistemler.!) olması gerekmektedir. Tek bir birinci kademeye bağlı tam yüz maskeleri, buzaltı dalışlarında alternatif hava kaynağına geçişlere uygun değildir.

Ipler ve Kosumlar: Buzaltı dalışı giriş deliğinden beslenen bir kılavuz ip yardımıyla gerçekleşir. Kılavuz ip özellikle, nötr yüzerliliğe sahip olan en az 6mm statik çekme direnci yüksek olan iplerden oluşmalıdır. Sualtındaki dalgıçlar ile yüzeydeki Tender (Yüzey kolcusu) arasındaki bağlantıyı sağlayan ip ile dalış boyunca karşılıklı haberleşme sağlanmalıdır. Bu haberleşme sistemi dalış öncesinde detaylı olarak anlatılmalı ve anlaşılmalıdır. Sualtındaki dalgıçların kullandığı ana ip kaynağının mağara veya batık dalışlarında kullanılan LMG’den ( makaralı 2-3mm ipler) farklı olarak daha kalın ve yüzeyden beslemeli olması önemlidir. Bu sayede acil durumlarda ( regülatör donması, bayılma, çapariz..vs.) yüzey elemanlarının dalgıçları tekrar yüzeye çekebilmesi mümkün olacaktır. Yüzeyde bekleyen Tender, karadaki sabit noktaya ana güvenlik ipi ile bağlanmalıdır. Dalış bölgesi ve çevresinde görevlendirilen her yüzey destek elemanı bu güvenlik iplerine bağlı olarak hareket edebilmelidir. Dalgıçlar birbirine V- tipi bağlantı ile bağlanabilirler. Bu durumda yüzeyde bir tek tender ile dalış gerçekleştirilir. Bundan farklı olarak farklı güvenlik hattına girilen buzaltı dalışlarında dalıcı sayısı kadar tender olması ve her dalıcıya mümkünse farklı renklerde ipler bağlanması uygun olur. Bu metod pratikte çapariz riskini de artıracaktır. Buz üstünde görevli tüm ekip üyelerinin ana güvenlik hattına kolay girip-çıkabilmesi için dağcı koşumları ve karabinleri kullanılmalıdır. Pratikte, buz üzerinde emniyetin alınması ve buz kırılması durumunda ekip üyelerinin güvenliği için, ana iplerde ve dalış bölgesinin etrafında işaret şamandrası niteliğinde, şamrel lastikler veya usturmaça tarzında malzemeler kullanılabilir.

Diğer Ekipmanlar: BC ( Yüzerlilik denge yeleği) inflatör kısmının donmaması için dalış öncesinde regülatörlere uygulanan detaylı bakım BC’lere de yapılmalıdır. Sualtında karanlık ortamda yerinizi belli etmek ve etrafı daha iyi görebilmek için mutlaka güçlü ışık kaynağına ihtiyaç vardır. Buzaltı dalışlarında suya girilen bölgeye ve hatta her dalıcının üstünde belirgin olabilecek bir yere kimyasal çubuklardan (cyalum çubuk!) yerleştirilmelidir.

Buz Kırılması, Giriş Deliğinin Açılması ve Dalış

Buzaltı dalışının emniyetli bir şekilde yapılabilmesi için en önemli kriterlerden biri de buz kalınlığıdır. İnce buz katmanları bu tarz bir çalışma için uygun değildir. En az 15-16 cm buz tabakası, ekipmanların ve ekibin taşınmasında yeterlidir. İçinde hava boşlukları olan ve çatlamış buz kütlelerinden uzak durulması gerekmektedir.

Dalışlarda kullanılacak giriş deliğinin açılması için uygun mesafe ve bölge seçildikten sonra, kenarları 2-2,5 m arası genişlikte eşkenar üçgen tabaka işaretlenir. İşaretlenmiş bölgenin kesilmesi sırasında bölgedeki ekibin güvenliği mutlaka alınmalıdır. Kesilen buz tabakası batırılarak donmuş yüzeyin altına doğru itilir. Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta, kesilen buz tabakasının tekrar kayarak açılan deliğe yaklaşmamasıdır. Bunun için kesilen tabakanın bölgeden yeterinde uzaklaştığına emin olunuz. Açılan deliğin geometrik olarak üçgen olması diğer geometrik şekillere göre çok daha az süre ve enerji alacaktır.

13 Ocak sabahı erken saatlerde başlayan çalışmalar sonucunda Eymir gölünde önceden belirlenmiş noktada dalış öncesi hazırlıklar tamamlandı. Tolga Kanık ve Emre Kolaç’in kurduğu yeterli güvenlik sistemi ile ekibin buz üzerinde emniyetli çalışması sağlandı. Önceden yapılan planlamaya göre, 3 seviyeli güvenlik alanları belirlendi. Buna göre, zone-A, zone-B ve zone-C diye tanımlanan alanlara girebilecek takım elemanları çalışmaya başladılar. A seviyesi; ekipmanların taşındığı, ve izleyicilerin bulunduğu bölge, B seviyesi; güvenlik elemanlarının bulunduğu ve belgeleme ekibinin girebildiği bölge, C seviyesi; dalgıçların ve tenderların (Yüzey kolcusu) girebildiği dalış bölgesi olarak tanımlanabilir. Yaklaşık 3 saat süren bir çalışma ile C bölgesinde, buzaltına girilebilecek 2m’lik eşkenar üçgen açıklık kesildi. Buz kesilmesi ve yeterli açıklığın elde edilmesi için Avşar Yavaş, Hasan Doğu ve Yalın Baştanlar’dan oluşan ekip çalıştı. Okan Taktak, Volkan Evrin ve Güzden Varinlioğlu’ndan oluşan teknik dalış donanımlı 3 dalgıç, sırayla tender (Avşar Yavaş) ve güvenlik (Tolga Kanık) eşliğinde dalış bölgesinden suya girdi. Yaklaşık 15 dakikalik buzaltı dalışından sonra tekrar aynı güvenlik sistemiyle yüzeye geldiler. Dalışlar sırasında stand-by dalgıç olarak Yalın Baştanlar ekipmanlarıyla C bölgesinde bekledi. Eymir gölünde yapılan buzaltı dalışında görevli olan belgeleme ekibi (Kerem Özsoy, Koray Küçük, Murat Tuğrul), lojistik destek ekibi (Hasan Mutlu ve Korhan Özkan) emek-yoğun bir çalışmada bulundular. ODTU’den gerekli izinlerin alınmasında ve projenin olgunlaşmasında, ODTU-SAT akademik danışmanı Prof. Dr. Attila Özgit ve Assoc. Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner gerekli koordinasyonun sağlanmasına destek oldular. Eymir gölünün dip yapısı ve su kalitesinden dolayı sıfır görüş seviyesinde (0m görüş mesafesi) dalış yapıldı. Bu dalış özellikle, teknik dalış donanımında, soğuksu, kapalı ortam, bulanıksu ve bir bakıma irtifa dalışı disiplinlerinin birleşmesi ile gerçekleşebilmiştir. Bu disiplinlerde eğitimlerini tamamlamış, yeterli tecrübedeki ODTU-SAT kadrosu ile yapılan çalışma önümüzdeki yıllarda da tekrar edecektir.

Okan TAKTAK


 

Nilgun Sk. 5/1 Kavaklıdere 06680 Ankara - Turkey phone: +90 (312) 467 3670 fax : +90 (312) 467 3671 e-mail : derinsu@derinsu.com